12 Şubat 2010 Cuma

Alex'in (Torpilli) 11'i


Fenerbahçe TV'nin yeni yayınlanmaya başlayan programı Feneronline programının ilk konuğu Alex de Souza'ydı.Alex bu program da kendi yaşamından, Fenerbahçe'ye kadar çok özel açıklamalarda bulundu.
Ayrıca Alex bu programda Turkcell Süper Ligin en iyi liginide seçti.İşte Alex'in seçimleri şu şekilde:

VOLKAN
GÖKHAN GÖNÜL, BİLİCA, LUGANO, HAKAN BALTA
KEİTA, EMRE, CRİSTİAN, ÖZER
ARDA TURAN, MAKUKULA(SEMİH)

11 Şubat 2010 Perşembe

Direkten Döndü



BURSASPOR:3-1:FENERBAHÇE

Bundan 1 hafta oynanan maçta daha ilk yarıdan Fenerbahçe maçı sürklase ederek ilk yarıyı 3-0 kapattığı gibi maçı da bu skorla bitirmeyi başarmıştı.Aslında o maçta alınan 3-0'lık galibiyet taraftarları doyurmamıştı.Çünkü Fenerbahçe 3 gol atarken daha nicelerini cömertçe harcıyordu.Aradan bir hafta geçince sanki takımlar yer değiştirmiş ve o şekilde çıkmıştı sahaya.Geçen hafta Fenerbahçe'nin oynadığı istekli, arzulu futbolu ilk 15 dakikanın ardından Bursaspor oynuyor,Fenerbahçe izliyordu.

Aslında maça hızlı başlayan taraf ilk maçta olduğu gibi yine Fenerbahçe'ydi.İlk 15 dakikada Fenerbahçe Gökhanlarla çok net 2 pozisyondan yararlanamıyor ve Bursaspor 18.dakikada Iglesias ile 1-0 öne geçerek taraftarı da ateşliyordu.İlerleyen dakikalarda Bursa taraftarının da coşkusuyla akın akın geliyor derken 30.dakikada Bilica'nın yaptığı acemice bir penaltıyla Ivankov farkı 2ye çıkarıyordu.Artık Bursaspor'da maça ortaktı.

İkinci yarıda da Fenerbahçe klasik bir Güiza golü kaçırarak başlamıştı maça.Bu pozisyonun ardından artık Bursaspor maçı kontrolü altına almıştı.Oyunu kendi istediği gibi oynuyor ve akın akın geliyordu Fenerbahçe kalesine.İkinci yarının ortalarında Zapo'nun harika pasına cevap veren Turgay Bahadır Volkan'ı da çalımlayarak maçı 3-0'a getiriyor ve durumu eşitliyordu.

Artık maç 3-0 bitti ve uzadı diye bekleyen Bursaspor taraftarları son dakikada tam bi hüsrana uğruyor ve Güiza'nın 90+2de attığı golle Fenerbahçe Manisaspor'un yarı finaldeki rakibi oluyordu.

Olsun be MARSEL


Milli tenisçimiz Marsel İlhan Rotterdam'da düzenlenen ATP Tenis Turnuvası 2.turunda 20.sırada bulunan Rus rakibi Mikhail Youzhn'ye 6-4 ve 6-4'lük setlerle yenilerek turnuvaya veda etti.Marsel ilk turda dünya sıralamasının 44. ismi İspanyol Garcia Lopez'i 6-1 ve 6-4'lük setlerle eleyerek çıkışını devam ettirmişti.Son dönemde adından sıkça söz ettirmeye başlayan Marsel gerçekçi hedeflerle başarıya ulaşmak istiyor.İlk hedefi dünya sıralamasında ilk 100 olan İlhan bu hedefe yavaş yavaş yaklaşıyor.Bilindiği üzere Marsel İlhan Dünya Sıralamasında ilk 800'e giren ilk Türk tenisçi olma unvanını da ele geçirmişti.Marsel kısa vadeli hedeflerinden biri de en yakın sürede Federer veya Nadal'dan biriyle karşılaşmak.Bu ve bunun gibi gerçekçi hedeflerle Marsel'in başarıya ulaşacağından hiç şüphemiz yok...

MADRİD'TE BİR DÜŞMAN



Arjantin Milli Takımı Teknik Direktörü Diego Armando Maradona,Real Madrid'in Sportif Direktörü Jorge Valdano'nun takımdaki Arjantinlilere yeterince fırsat tanımadığını ve bu oyunculara zarar verdiğini ileri sürerek Valdano'yu Arjantinliler için düşman olarak gösterdi.Maradona eski milli takım arkadaşı için "Real Madrid'de büyük bir rakibimiz var, Valdano. Gabriel Heinze'yi saf dışı bıraktı, Fernando Gago'yu da saf dışı bırakmak istiyor. Ancak Gonzalo Higuain'i kadroda tutuyor, çünkü Higuain, Benzema'dan çok gol atıyor" dedi.''Arjantinlinin, Arjantinliye böyle davranması hoşuma gitmiyor'' ifadesini kullanan Maradona Valdano'nun Arjantinlilere güvenmediğini öne sürdü.Bilindiği üzere Gabriel Heinze bir dönem Real Madrid forması giymiş ve sonra ayrılmak zorunda kalarak Marsilya'ya transfer olmuştu.Real Madrid kadrosunda, Heinze'nin bu sezon başında Marsilya'ya gitmesinin ardından 3 Arjantinli, Higuain, Gago ve Garay yer alıyor.

10 Şubat 2010 Çarşamba

Hayrettin UEFA'da haber oldu


Niğde'de Süper Amatör Küme takımı 51 Niğdespor'un, A Milli Futbol Takımı ve Galatasaray'ın eski kalecilerinden Hayrettin Demirbaş'ı transfer etmesi, UEFA'nın internet sitesine de haber konusu oldu.Kulüp başkanı İdris Turgut Hayrettin için "Kaleci Hayrettin 80 kez Milli Takım kalesini korudu. Galatasaray'ın Avrupa'da yarı final oynadığı dönemlerde kaleyi koruyan dünya çapında bir kalecimiz" ifadeleriyle transferin büyüklüğünü! gösterdi.
İşte Türkiye'deki terslik burada 30 yaşını geçtiğinde artık çok yaşlandı, futbola yeteri kadarınca adapte olamıyor, futbolu bırakmalı deriz.40 devirdi mi çok yeteneklii tecrübesi yeter, hala 20li yaşlarda gibi açıklamalarla kendimize ters düşeriz.
Eee hep biz mi konuşacağız van der Saarları, Higuitaları biraz da onlar Hayrettinleri konuşsunlar...

ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU (YADA PAPAZIN ÇAYIRI)


Yıllar önce dönemin maliye bakanı ve fanatik Fenerbahçeli Şükrü Saraçoğlu çıkardığı tek madde ile Papazın Çayırı'nı Fenerbahçe'nin stadı olarak ilan etmişti.O zamandan bu zamana Papazın Çayırnda birçok değişiklik olduğu gibi adı da ŞÜKRÜ SARAÇOĞLU oldu.Fenerbahçe bu stat da nice galibiyetler, zaferler, şampiyonluklar gördü.Günümüze kadar bu böyle devam etti.Öyle şaşaalı bir stat oldu ki UEFA bile hayran kalarak son Uefa Kupası'nın burada yapılmasında karar kıldı.Yapıldı da.Üstelik sorusuz, olaysız, örnek teşkil edilebilecek bir şekilde.Tabi ki stadın dış görünüşüne, mimarisine kimsenin lafı yok.Yani durumdan kısmen taraftarlar memnundu.Ta ki bu zemin olayı ayyuka çıkana kadar.Yıllardan beri hep bir sorun olmuştu Papazın Çayırı'nın zemini.Fakat hep küçük rötuşlarla düzeltilerek kapatılmıştı konunun üstü.Ama artık dayanmaz oldu o çimlerde küçük rötuşlara ve zemin bir patates tarlasını andırmaya başladı.Ve sonunda her konuda en iyisini hedefleyen yönetim bu konuya da ele attı geç olsa da.Dileriz artık Şükrü Saraçoğlu hak ettiği zemine kavuşur.

9 Şubat 2010 Salı

BU İŞTE BİR TERSLİK VAR

Andre dos santos...Fenerbahçe'ye geldiğinde Brezilya milli takımının sol beki, gelecekteki carlos diye lanse edilmişti.Peki şu anda ne kaybetti geçmişteki günlerinden.Tamam bir dönem büyük düşüş oldu performansından veya ard arda alınan galibiyetler Santos'u çok çabuk rehavete kaptırdı.Yada Türkiye ligini çok küçümsedi.Ta ki aklına yazın oynanacak Dünya Kupası gelene kadar.Ondan sonra göstermeye başladı eski ve beklenen performansını.Aslında bunda Carlos'un gidişi ve özlediği mevkisine dönüşüde etkili olmuştur tabi ki.Ancak Dunga nasıl oluyor da bundan 6 ay önce performansından memnun kalıp as takımda yer verdiği oyuncuyu kadro dönüşümünde bile düşünemiyor?Diyelim ki Türkiye nere Brezilya nere.Dunga Türkiye'de oyuncu mu takip edecek (eskiden olduğu gibi).Ama Türkiye'de performansını bir türlü beğendiremeyen, geldiğinden beri gerçek performansı bu değil dedirten, ve yerinde o kadar alternatif varken, nasıl Elano kadroda?Andre dos Santos neden yok?Bu işte bir terslik var...

Gabriel Batistuta


Profesyonel futbol hayatını 1988 yılında ülkesinde Newell's Old Boys takımında başlayan Batigol, 1989/1990 sezonunda River Plate, 1990/1991 sezonunda ise Boca Juniors'ta oynadı. 1991 yılındaACF Fiorentina kulübüne geçen Batistuta, 1993'de Fiorentina'nın Serie B'ye düşmesine rağmen takımdan ayrılmadı. Takımının Serie A'ya geri yükselişinde büyük rol oynayarak taraftarlarının sevgilisi haline geldi. 2000'e kadar ACF Fiorentina'da oynayan Batistuta artık ACF Fiorentina'nın sembol futbolcularından biriydi. AS Roma'yla anlaşan Batigol Roma'daki ilk sezonunda Serie Aşampiyonluğu yaşadı. Kısa bir süre Inter Milan'da oynayıp AS Roma'ya geri dönen Batigol 2003'de Katar'ın Al Arabi takımına transfer oldu ve profesyonel futbolculuk kariyerini 2006 yılında orada noktaladı.Batistuta ayrıca dünya kupasında en çok gol atan oyuncular arasındadır.



Başarıları


Profesyonel kariyeri
YılKulüpMaç (gol)
1988–1989
1989–1990
1990–1991
1991–2000
2000–2003
2003
2003–2005
Newell's Old Boys
River Plate
Boca Juniors
Fiorentina
Roma
Internazional (kiralık)
Al-Arabi
24 (7)
21 (4)
30 (13)
269 (168)
63 (30)
12 (2)
21 (25)