30 Nisan 2010 Cuma

Yanından Karşısına...

Belki de bu sene tarihin en ilginç finallerinden birine şahitlik edeceğiz.Yarı final maçına kadar herkesin nerdeyse kesin finalde gözüyle baktığı Barca'nın finale çıkamaması,Manchester Utited'ın 2 maçta da öne geçmesine rağmen daha yarı finalde elenmesi,Los Galacticos(finalin bir diğer bankosu)'un yine hüsranla Avrupa defterini kapatması bu finali bir hayli ilginç kılıyordu.


Her şeye rağmen finale çıkan 2 takımındaki patronlar da iyice heyecan katıyordu final yarışına.Şöyle ki teknik direktörlük kariyerinde birçok bilgiyi kazandığı hocasının karşısına çıkacak bu maçta Mr. Mourinho.van Gaal Barcelona başındayken onun yardımcılık görevini üstlenen Mourinho bu maçla birlikte artık tam olarak rakibi oldu van Gaal'in.

Yıllar önce van Gaal ile aynı benchte oturan Mourinho finalde karşısında olacak...

Athletico'yo Sevinmek Liverpool'a Kahrolmak



Maç başlamadan bir türlü karar veremedim hangi tarafta yer alacağıma, kim gol atınca daha çok bağıracağıma, kime daha çok küfür edeceğime....(bunun sonu gelmez herhalde)Ama ikisi içinde ortak yapacağım hakeme bol bol söylenmek.(aslında gassaray ve valencia maçlarında hakemlerin çok ekmeğini yedik bu maçta liverpool için bişeyler bekliyordum.)

Neyse artık taraftarlığım maç başlayınca spontane gelişir diyerekten başladım santrayı beklemeyi..Maç başladığında anladım içimdeki Liverpool sevgisini hiçbir şeyin bastıramayacağını.

Bu sene 2 takımdan da çok çekmiştim aslında.Tam artık toparlanırız derken Şampiyonlar Liginden elendik..Hoop bi anda hiç alışık olmadığımız bi yerde UEFA'daydık..Hazır gelmişken de almadan gitmeyelim diyerekten umutlanmıştık artık.Bu seneki ligdeki Avrupa daki tüm başarısızlığa rağmen...

Athletico Madrid'e gelince aslında Liverpool dan hiçbir farkı yoktu.Lig başladığında kadroya bakıldığında PES'teki Managerlardaki rüya kadroların sonuca dökülerek bi başarı bekleniyordu.Ama Şampiyonlar Liginden kılpayı Uefa'ya gelip, galip bile gelemeden Liverpool karşısına çıkmışlardı.İlk galibiyetlerini de Liverpoola karşı almak hoş olmuştur herhalde.Ama anlaşılan ilk galibyet onlara yetmemişti ve finali görmek istiyorlardı.

Artık gelelim maça...İlk yarı Liverpool'un üstünlüğüyle geçti ama keşke ilk yarıda 1 gol bulsaydık derken Aquillani Kop'u ayağa kaldırıyordu.(Benim kuponu da yatırıyordu ama neyse yatan kupon olsun diyerekten gooooooool sevincini boğazım yarılırcasına yaşadım.)
İyi ilk yarı istediğimiz gibi bitti 2. yarı bi gol bulup yatarız diyorduk.Ama bu yarıda mutlaka bi gol bulmalıydık...Maçın uzatmaya kalma ihtimalini düşünemiyordum.Aslında düşünmek istemiyordum.Çünkü yedekte oyuna girip sonuca etki edecek tek oyuncu N'Gog (Utanıyorum bunu söylemekten:(( )...Neyse artık öyle böyle gol bulamamıştık.Maç uzadı artık.Ama bu üzüntümü sevince çeviren bir İsrailli oluyordu ama neyse artık.Benayoun attığı golle tamam artık finale kalırız herhalde diyordum ki bu seneki korkulu rüyam geldi aklıma.D_E_F_A_N_S...
Glen Johnson'da ne oynadı be arkadaş diyorduk ki ona nazarımızı değdirdik ve Forlan'ı kaçırarak final umudumuzu bitirdi...
Artık hiçbirşey beklemiyordum.Rafa'ya da kızamıyordum çünkü oyuna girecek oyuncu yok...El zhar,Pacheco ne katacak ki bu takıma??



Öyle böyle elendik...Bu seneyi de kupasız kapatarak başımızı öne eğdik.Kazanana da çok üzülmedim aslında.(Burda gassarayın olma ihtimali gelince aklıma)...
Neyse artık Hamburg yolcuları belli oldu.Ne yazıkki Hamburg kendi evine gidecek doğru yolu bulamadı.Ath.Madrid-Fulham...
Azcık da olsa sevdiğim için Athletico sempatik geldiği için Fulham...(Ama adamlara haklarını vermek lazım o kadar mütevazi bütçeyle buraya kadar geldiler.Ne de olsa bu sen Avrupa'daki en başarılı İnigliz takımı...)

24 Nisan 2010 Cumartesi

O Kadar da Değil



***Tottnehem Man.Utd. maçından önce arka arkaya iki 2-1'lik galibiyet elde etmişti.Bu galibiyetleri öne çıkaran da yendiği takımların Chelsea ve Arsenal olmasıydı.
***Hadi yarım yamalak Arsenal yenmek Wigan'dan da gördüğümüz gibi fazla sükse yapıcı bir galibiyet olmasa da hemen 1 hafta ardından, puan kaybının can kayacağı haftalarda Chelsea'yi yenmek Ada'da büyük olay olmuştu.
***Bu maçlarda Redknapp kendi oyun felsefesini her iki takıma da oynatarak Ancoletti'yi ve Wenger'i mağlup etmeyi başarmıştı.
Ancak bu sefer karşısında Sir Alex Ferguson vardı.Tabi ki işi hiç de kolay değildi.Üstüne bu maçı Tottenham geleneksel yapısından dolayı zorlaştıran başka bir neden daha vardı...
***Tottenham son 18 yıldır bir başka deyişle son 66 maçtır big four'un hiçbirini deplasmanda yenme başarası gösterememişti.
Bu sefer hazır big four'un ikisini yenmişken neden üçüncüsü de olmasın diye akın etmişti Spurs taraftarı Old Trafforda.



*******Manchester United:3-1:Tottenham

Maç başlamadan önce ettiğimiz bütün hayalleri yıktı yine Giggs ve ekibi rahat bir galibiyet elde ederek.
***Bu maçta kendisinden söz edebileceğimiz 3 kişi göze battı.
1.si yine yeni yeniden Sir Alex tabi ki .Yarattığı kadro uyumunu,dünya futboluna kazandırdığı yıldızları, hala menajerlik hayatının ilkbaharındaki gibi saha kenarında,ağzında cikleti, sahadaki en heyecanlı kişiydi yine.Ona ne kadar teşekkür etsek az herhalde bize yaşattığı bu futbol güzelliklerinden dolayı.(Bir Liverpool'lu olmama rağmen)

2.olarak Nani ye gelelim. 2 yılda katettiği büyük aşama göze batmaya başladı artık.Artık hakederek giyiyor Şeytanların formasını.Aslında bu yıl birini de hatırlatıyor futbolseverlere fazlasıyla.İsmini söylemeye gerek yok.Acaba onun yerini doldurabilir mi? gibisinden yürütülen birçok soruya Nani muhteşem futboluyla O! dahil herkese gönderme yaptı bugün.(Son dakikada da sahanın içine sıçtın hani.)

Son olarak sıra veteran yıldıza geldi sıra. RYAN GIGGS...Ne söylesek boş aslında onun için.Yıllardır hiçbir şey kaybetmediği performansı, hızı, gençlere taş çıkartan çalışma azmi...Yine Ryan Giggs deyince söz Sir Alexe gelcek ama yeterince teşekkür ettik ona.Ryan Giggs gibi bir yıldızın futbolunun ilkbaharına yetişememiş olmaktan büyük acı duysam da sonbaharına tanıklık ettiğim için kendimi şanslı hissediyorum aslında...
Her şeye rağmen sanki yakalayacaklar bu sene bizi... :(

23 Nisan 2010 Cuma

NE? NERDE? NE ZAMAN?

23 Nisan Cuma

21:30 Bochum - Stuttgart; Trt 3

24 Nisan Cumartesi

13:00 Siber - Cska Moskova; Spormax
14:45 Manchester United - Tottenham Spormax
16:30 M.gladbahch - Bayern Münih; Trt 3
19:00 Barcelona - Xerez; Ntv
19:00 Inter - Atalanta; NtvSpor
19:00 Beşiktaş - Sivasspor; Lig Tv
19:30 Arsenal - Manchester City; Spormax
19:30 Werder Bremen - Köln; Trt Haber
21:00 Real Zaragoza - Real Madrid; NtvSpor
22:00 PSG - Rennes; Kanal A

25 Nisan Pazar

00:10 Estudiantes - River Plate; NtvSpor
14:00 Aston Villa - Birmingham; Spormax
16:00 Juventus - Bari; NtvSpor
16:30 Hoffenheim - Hamburg; Trt 1
16:30 Hibernian - Rangers; Futbol Smart
17:00 Burnley - Liverpool; Spormax
18:00 Chelsea - Stoke City; Spormax
18:00 Toulouse - Auxerre; Kanal A
18:30 Freiburg - Wolfsburg; Trt 3
19:00 Galatasaray - Bursaspor; Lig Tv
21:45 Roma - Sampdoria; NtvSpor
22:00 Marsilya - St Etienne; Kanal A

21 Nisan 2010 Çarşamba

120 Liraya Kasımpaşa Maçı Var mı İsteyen??



Pazar günü Recep Tayyip Erdoğan Stadı'nda başlayacak maç için ev sahibi Kasımpaşa, bilet fiyatını iki takım taraftarları için de 120 lira olarak belirledi.Üstelik VIP biletleri de 500 liradan satılıyor.

Şimdi gelelim Avrupa'daki piyasaya.Hafta sonu İngiltere Premier Lig'de sezonun en güzel maçlarından biri oynanacak.Arsenal-Manchester City...Bilet fiyatları İstanbul'da Cenk Akyol,Murat Şahin,YILMAZ VURAL'ı(namıdiğer şarlatan)izlemekle aynı para.40 pound.
Eeee demek ki fark yokmuş değil.Para aynı ama karşında kimler yokki...
Hadi canın Stamford Bridge'te Chelsea maçı izlemek istedi.Chelsea-Stoke maçı var Stamford Bridge'te bu hafta.Bilet fiyatları £22.50 ile £350.00 arasında değişiyor.Yani sana bana da bilet var Abromaovich'in kankalarına da.Bizde ki gibi sadece yönetimgillere değil.
Konuyu İtalya'ya getirsem futbol aşıkları Türkiye'den İtalya'ya göç etmeyi düşünebilirler.Onun için İtalya'ya hiç girmiyorum.
Yani sadete gelince Kasımpaşa gibi kulüpler ve yöneticiler! olduğu sürece bizim binlerce kişilik! statlarımız dolmaz,dolamaz.

(Hele bi İzmir takımı çıksın Süper Lige fiyat ne olursa olsun kombine almayan ne olsun :))

11 Nisan 2010 Pazar

Inter'in Hegomonyası Bitiyor mu?


Dünkü Fiorentina-Inter mücadelesinin (Clasico nedeniyle)sadece izlediğim ilk yarısında Inter alıştığımız biçimde defansif anlamda iyi olduğu kadar Cambiasso, Sneijder ikilisyle ofansta istediği futbolu ortaya koyamamıştı bir türlü.Yine de ilk yarıda yediği golün üstüne 2. yarıda öne geçme fırsatını da bulmuşlar derken Per Kroldrup Eto'o dan 1 dakika sonra beraberliği yakalamış.Ve maçın skorunu ilan etmiş.

Bugün oynanan maçta Roma ilk 30 dakikada bulduğu gollerle 2-0 öne geçti ve maçı rölantiye alarak 1 gol yese de liderlik koltuğuna oturmayı başardı.Ligde haftalardır lider olan Inter kendisini Serie-A ya fazla görmesinin cezasını çok kötü bir virajda, kötü bir şekilde çekti.Haftalardır beklediğimiz liderlik koltuğuna 23 haftadır kaybetmemenin verdiği haklı gururla sonunda göğsümüzü gere gere oturduk.Artık bitirelim şu Inter'in İtalya'daki havasını...

İşte kalan maçlar:

Lazio vs. ROMA
ROMA vs. Sampdoria
Parma vs. ROMA
ROMA vs. Cagliari
Chievo vs. ROMA

Inter vs. Juventus
Inter vs. Atalanta
Lazio vs. Inter
Inter vs. Chievo
Siena vs. Inter

6 Nisan 2010 Salı

YAKIŞTIĞIN YERE HOŞGELDİN



Yaklaşık 1 yıl önce kimsenin beklemediği bir şekilde Premier Lige veda eden Newcastle alıştığı lige tekrar ve erkenden merhaba dedi.Newcastle küme düştüğüne herkeste acaba sonu Leeds gibi olur mu korkusu vardı.Fakat The Magpiesler kaliteli kadrosuyla,inanarak geçirdiği 1 sezon sonra tekrar Premier Lige döndü.Tabi bu geri dönüşte sportif direktör olarak görevdeki Shearer'ın da katkısı olmuştur

2010 TÜRKİYE




5 Nisan 2010 Pazartesi

BROTHER TEAMS



İrlanda Ligin'den bir takım: Drogheda United.
Takım İrlanda Premier Ligin'de şampiyonluğa oynayan,İrlanda'nın sayılı takımlarından.
Bu takımı diğer İrlanda takımlarından ayıran bir özelliği var.Drogheda United, Trabzonspor'un kardeş takımı olmakla birlikte ambleminde ay yıldız taşıyor.Peki bu İrlanda takımındaki Türk sevdası nereden geliyor?
Asırlar öncesinde yaşanan kıtlıktan en çok etkilenen kesimlerden biri de Drogheda şehri olmuş.Bu kıtlığa kayıtsız kalmayan Osmanlı Devleti İrlandalılara yardım etmek ister ve yardım eder.Osmanlı gemilerinin getirdikleri tahıl ve gıda maddelerini bırakabilecekleri en uygun yer ise dönemin en işlek ticaret limanı olan “Drogheda Limanı”ydı. Yapılan yardımlar sayesinde halkın büyük bir sevgisini kazanan Osmanlı’nın anısına şehrin sembolüne ay-yıldız verildi.Sembolü ay yıldız olan takım Trabzonspor ile aynı renkleri taşımakta olduğu gibi Trabzonspor'un kardeş takımıdır.

4 Nisan 2010 Pazar

Her şey İçin Teşekkürler...

alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5456345659961336866" />



INDESIT AVRUPA ŞAMPİYONLAR LİGİ 2.Sİ

Öyle Penaltıya Böyle Nokta



İşte penaltı pozisyonu...
Düşünsenize böyle bir penaltının Fenerbahçe'nin lehine verildiğini ve muhalif görüşlerin hakem konuşmalarını,rakiplerin bağırışlarını,medyanın hakemlere yapacağı baskıyı, Aziz Yıldırım'a yapılacak hakaretleri...Bunları böyle daha çoook uzatabiliriz.
Tamam yanlış bir penaltı verildi.Hakem hatası der geçeriz.Peki ya Ivankov'un bir penaltı noktası daha önden atmasına ne demeli?