Maç başladığında bu haftada,bu stresle hiç beklemediğim bir futbol ortaya koydu Fenerbahçe.Sürekli pas yapan,topu beklemeyen topu rakipten çok isteyerek sürekli topa koşan,isteyen,ısıran, mücadele eden, rüzgar gibi esen bir takım vardı bugün sahada.

Maçın ilk düdüğünden itibaren fırtına gibi başladık maça.İlk 45 dakika oynadığımız muhteşem ötesi futbol dev! kaleci Ivesa'nın da kafasını döndürmüş olsa gerek ki yediği 2 golde de hatalıydı.(Şimdi bu gollerden sonra bazı koca kafalar başlar vıdı vıdı yapmaya yok şikeydi,yok Aziz Yılsırım şöyleydi blablabla... )Ancak o golleri yemese bile ilerde çok kalabalık bulunan, sürekli pas yapan ve Alex,Özer gibi sihirli ayaklara sahip olduğumuz için o golü her türlü bulacaktık.Nitekim 2-0 dan sonra geçmiş maçlardaki gibi rehavete kapılan,rahatlayan bir F.Bahçe yoktu sahada.Mağlupmuş gibi sürekli kontrollü bir şekilde atak ve pas yapmaya devam eden bir takım vardı sahada.Ancak lig başladığından beri devam eden bir şekilde bu maçta da cömertçe bol bol gol kaçırmaya devam ediyorduk derken fırtına gibi oynadığımız ilk yarı sonlanıyordu.
İlk yarı oynanan hızlı futbola ikinci yarı başladığında ara verdi F.Bahçe.Artık çarşamba günkü finali de düşünen takım artık rölantiye alarak aktif dinlenme yaptı.Bu dakikadan sonra takımı arkadan iten muhteşem bir güç vardı:12.adam...Bu maçta da görevini tam anlamıyla yerine getirerek 2. yarının yıldızı olmay başardı.

Artık bir zorlu rakibi de geride bıraktık.Şampiyonluk kokusu bu maçla beraber daha da keskin gelmeye başladı.Bu maçta;
*bize yıllar sonra frikik golü hediye eden Kralex,
*koştuğu kadar zekasını ve klasını da konuşturan Özer,
*yaptığı müthiş mücadele,hırs ve çalışkanlıkla ile Emre ve Topuz,
*basit futbolla boyunun ölçüsünü bildiği kadar çok kritik pozisyonlarda ortaya çıkan Selçuk bugün galibiyette göze batanlar başlıca futbolculardı.Onlara ve bugün hatasız oynayan tüm takıma bir teşekkür borçluyuz herhalde.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder